29 Ocak 2010 Cuma

"H"

25 Ocak Pazartesi günü Faktör seviyesini ölçtürmek için çapa’ya gittim, işlemlerimi haletlim. Laboratuar’da dipteki pembe oda da sıra bekliyorum, sıra bana geldi. Zor da olsa 2 tüp kanı verdim. Hemşire bastır bekle şişmesin dedi. Oturdum elimin üstüne bastırıyorum. Ufacık bir çocuk geldi. Annesi oturttu sedyenin üstüne.

 

Hemşire: hım sende mi “H” hastasısın dedi

Anne: o nasıl bir hastalık?

Hemşire: beni göstererek işte böyle bir hastalık dedi.

Endişeli bir gözle, titrek bir ses ile

Anne: nasıl bir hastalık?

Hemşire: yanıltmayım sizi, sizin ki daha teşhis aşamasında başka da bir şey olabilir.

Ben: tedavisi olan bir hastalık, özenli bir bakımla üstesinden gelirsiniz.

Anne ağlamaklı bir bakış attı.

 

Bu olanlar bana çok fena koydu, ben küçükken 5, 6’lı yaşlarda aynen bu şekilde olaylara kulak kabartıyordum. Annem her “H” hastasına nasıl bir hastalık derdi. İşte o çapa’da ki annenin, bana “Nasıl bir hastalık” demesi beni çok etkiledi.

 

Birde bana “H” teşhisi Çapa’da konulmuştu. Kaderin bir başka yüzümüydü bu olanlar.

 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder